Dilimiz

Türkçe dersi nerede ne şekilde işimize yarar, demeden önce dil olayına daha geniş bir çerçeveden ve ayrıntılı bakmakta fayda olduğu kesin çünkü bu soru dilin hayatımızdaki yeri için oldukça sığ kalacaktır. Dil olayını küçüklüğümüze kadar götürürsek başlangıç noktamız yani dilimizi öğrenmeye başladığımız ilk dönemlerimiz bize bir cevap verecektir kanısındayım. Yahya Kemal “Bu dil ağzımda annemin sütüdür.” derken sadece fiziksel bir ihtiyacın önemini vurgulamış olamaz. Anlatmak istediği elbette doğar doğmaz var oluşumuzda anne sütü kadar değerli olan ve bizi sosyal bir varlık haline getirenin dil olduğudur. Anlaşma aracımız, kendimizi ifade edişimiz, acılarımız, üzüntülerimiz, mutluluklarımız, isteklerimiz ve ihtiyaçlarımızı nasıl aktarabilirdik dil olmasa nasıl yaşamımıza devam edebilirdik kendimizi ifade edemeden. Tam bu nokta oldukça önemli “Doğru ifade edebilme!” İşte burada dilimizin inceliklerini kavrayabilmek ve doğru kullanabilmek, anlayabilmek oldukça mühim. Dil sadece kendimizi ifade etme aracı olsaydı el kol hareketleriyle de bir şekilde anlaşmayı elbet başarırdık. Bu nedenle sıradan bir araç olmaktan çok öte olan dilimiz bize bir mesaj veriyor: Doğru öğren, doğru kullan ki doğru anlayabil. Ancak bu şekilde iletişim engelleri ortadan kalkar. Hep der ki öğretmenlerimiz “Okuduğunu anlayamayan anlamlandıramaz.” Belki de sırf bu yüzden bile dilimize sahip çıkmalıyız ve onu sadece ders olarak düşünmemeliyiz.

Hayatımızın her anında her noktasında kullandığımız dilimizi zaten sadece bir ders boyutuna indirgemek oldukça yanlış olacak. İlla derslerden yola çıkacaksak Türkçe sadece Türkçe dersinde karşımıza çıkmaz. Özellikle yeni eğitim programlarında yani yapılandırmacı sistemde tüm derslerin çıkış noktası okuduğunu anlama, kavrama, yeniden anlamlandırma ve analiz etme üzerine. Bu da bize gösteriyor ki Türkçemiz olmadan bunları yapabilmemiz mümkün değil aksini iddia etmek dili öteleyip anlamsız ezbere bir yaşama yelken açmaktan başka bir şey olmaz bu da nafile bir çabadır.

 

Unutmamalıyız ki dil zaman ve mekân engeline takılmayan, belki de en önemli iletişim aracı olmanın da ötesinde bir milleti millet yapan en büyük unsurdur. Topluluklar ancak ortak bir dil vasıtasıyla yüzyıllarca ayakta kalmıştır ve millet olabilmiştir, dilini yitirenlerse çoktan unutulan medeniyetler arasına girmiştir. Geçmişimiz nasıl onda saklıysa geleceğimizin anahtarı da unutmamalıyız ki dilimizdedir. O yüzden Türkçemize sahip çıkmalı öncelik sıramızdaki yerini tam olarak doğru belirlemeliyiz.

Konfüçyüs’e sormuşlar; bir ülkeyi yönetmeye çağrılsaydınız, yapacağınız ilk iş ne olurdu? diye. Ünlü filozof da:” Hiç şüphesiz dili gözden geçirmekle işe başlardım. Eğer dil kusurlu olursa, kelimeler düşünceyi iyi anlatamaz. Düşünce iyi anlatılamazsa, yapılması gereken işler doğru yapılamaz. Ödevler gereği gibi yapılamazsa töre ve kültür bozulur. İşte bunun içindir ki hiçbir şey dil kadar önemli değildir.” der. Baktığımızda bu sözlerden belki de çıkarabileceğimiz binlerce ders vardır. Milleti yok eden de kişiyi yok eden de yine aynı bilinçsizliktir.

Kişi dilinin inceliklerini bilmiyor ve doğru kullanamıyorsa bu öncelikle kendi kusurudur kendi eksikliğidir çünkü dili kullanan bizleriz onu kusurlu hale de getirebiliriz en güzel şekilde kullanıp kusursuz hale de getirebiliriz. Kusurlu hale getirmeyi tercih eder ve önemsemezsek sadece kendimizi ifade edemez hale gelmeyiz koskoca bir tarihin de izlerini yavaş yavaş sileriz. Millet olma ve kültürel paylaşım yapabilme gücümüz de elimizden gider. Geçmişimiz güzel dilimizle bize aktarıldı ancak sahip çıkmazsak geleceğe aktarabileceğimiz bir kültürümüz kalmayabilir çünkü kültürümüzü ancak dil aktarabilir. Bilmeliyiz ve unutmamalıyız ki milletimizin manevi tek bir aynası vardır ve olacaktır o da Türkçemiz.

 

Bizi geleceğe taşıyacak dilimizin önemini yüzyıllar önce anlayan ve fermanında “Bundan böyle divanda, dergâhta, bargahta, çarşıda ve meydanda Türkçeden başka dil kullanılmayacaktır.” diyen Karamanoğlu Mehmet Bey’in de yüzyıllar sonra “Türkçe giderse Türkiye gider!” diyen Oktay Sinanoğlu’nun da bu haykırışlarında elbette ki bizlerin alması gereken çok önemli bir mesaj olmalı. Bu sözleri ciddiye almak ve Türkçenin sadece bir dersten ibaret olmadığını anlamak da bize düşer. Türkçemizin en büyük hazinemiz olduğunu, bizleri birleştiren en güçlü kültürel bağ olduğunu ve var olmamızın da yok olmamızın da bu bağa bağlı olduğunu asla unutmamız gerekir.

 

Çağ teknoloji çağı her şeyi çabucak tükettiğimiz bir çağ, arada ne yazık ki dilimiz de tükeniyor. Dikkat edilmeyen yazım ve noktalama, ”Nbr” gibi kısaltmalar ya da daha acısı Türkçesi varken kullandığımız yabancı kelimeler! Bu yanlıştan ancak el birliğiyle yani büyüğüyle küçüğüyle hep beraber dönebiliriz. Türkçem benim ses bayrağımdır, diyen Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya “Bayrağımıza sahip çıktık.” diyebilmek için belki de. Belki de medeniyetimize ulusumuza sahip çıkmak için ya da ilk gün, ilk ders, ilk hece, şiirler yazmak için öğrendiğimiz ana dilimize karşı görevimizi hakkıyla yerine getirmek için. Ya sahip çıkacağız ya da gözümüzün önünde yok oluşunu izleyeceğiz. Ya hayatımızın her anı olan kutsal hazinemizi el üstünde tutacağız ya da onun değersiz bir pula dönüşmesine izin vereceğiz. Hepsi bizlerin elinde, sorumluluk sadece bizde.

Bize anlaşabilme imkânı sağlayan, bizi koskoca bir millet yapan medeniyet dilimizi -Türkçemizi- korumak sadece bizim elimizde. Doğru kullanarak, kendimiz ifade ederek, gelişerek, geliştirerek, anlayarak ve anlamlandırarak koruyacağız.

 

Ulu Önder’imizin “Türk Dili, Türk milleti için kutsal bir hazinedir. Çünkü Türk milleti geçirdiği sonsuz felaketler içinde ahlakını, görenekleri, anılarını, çıkarlarını kısacası bugün kendisini millet yapan her niteliğinin, dili sayesinde korunduğunu görüyor. Türk Dili, Türk ulusunun yüreğidir, beynidir.” sözlerini hiç unutmamak dileğiyle.

 

Filiz Amak

Genç Ufuk Eğitim Kurumları Türk Dili ve Edebiyatı Öğretmeni

daire

Genç Ufuk Eğitim Kurumlarında sizi UFi (Universal Future İntelligence ) bekliyor.
Öğrencilerin daima yanında UFi dijital etüt sistemi ve Velilerimizin yanında UFi anlık veli bilgilendirme sistemi ile önceliğimiz,sizin önceliğiniz.

Sisteme Git
Avatar | Genç Ufuk